Ergenlik döneminde dikkat edilmesi gereken konular nelerdir?

Gençlik döneminde nelere dikkat etmeliyiz?

Ergenlik döneminde dikkat edilmesi gereken konular nelerdir?

Gençlik döneminde nelere dikkat etmeliyiz?

Normal yaşam süreci içerisinde ömrümüzü devam ettirirken ergenlik dönemine geldiğimizde dünyayı bir başka görürüz, olaylara bakış açımız farklılaşır, fikrî yapımızda ve düşünme şeklimizde değişimler başlar. Benlik duygularımız, şahsi hislerimiz, fikrî görüşlerimiz ve düşünsel farklılıklarımız hal ve hareketlerimizi etkiler, davranışlarımıza yansır, belirginleşir ve ön plana çıkar.

Nasıl ki çocukluk dönemlerimizde ebeveynlerimizi annemiz ve babamız olarak bildik, öyle hissettik ve onları anne baba gördüysek ergenlik dönemlerimizde de aynı şekilde yaklaşmalı ve öyle davranmalıyız. Arkadaşlık ihtiyaçlarımızı ebeveynlerimizle değil kendi yaşıt ve akranlarımızla gidermeliyiz. Annemizle ve babamızla iyi iletişim kurmalı, onların aile büyüğümüz olduğunu bilmeli ve onlara saygılı olmamız gerektiğini unutmamalıyız.

Aklımızca ailemizi cezalandırmak için derslerimize çalışmayı bırakmak aslında kendimizi cezalandırmaktır. Çünkü kendimizi ilgilendiren karalarımız öncelikle kendi hayatımızı etkilemektedir. Kaldı ki ailemiz de hiçbir zaman bizim kötülüğümüze çalışmaz, karar almaz. Bazen yanılıp hataya düşmemeleri için evlat olarak üzerimize düşeni yapmalıyız. Ailemizi zor durumda bırakarak onları olumsuz ya da hatalı kararlar almalarına sebep olacak duruma getirmemeliyiz.

Bazı zamanlarda doğal olarak yalnız kalmak isteriz, odamıza kapanırız. Ancak endişeye sebep olacak davranışlardan uzak durmalı ve ebeveyne güven vermeliyiz. Mahremiyete ihtiyaç duyduğumuz zamanları da ailemize uygun bir dille saygılı bir biçimde bildirmeliyiz. Büyüdükçe sahip olduklarımızın kendimize ait olduğunu ve özel bir durumu olduğunu ailemize uygun bir dille izah edebilmeliyiz.

Dost dost diye nicesine sarılmak doğru mu?

Çocukluktan ergenliğe geçince arkadaşlık bağlarımız güçlenir ve arkadaşlarımızdan ayrılmak istemeyiz. Çünkü aynı süreçlerden geçmiş, birlikte aynı olayları yaşamış, aynı düşünceleri paylaşıp aynı duyguları hissetmişiz, adeta yediğimiz ayrı gitmemiştir.Bütün bunlara rağmen dost ve arkadaş seçimini doğru yapmalıyız. Çünkü aileden uzakta iken en çok etkisinde kaldığımız kişilerdir arkadaşlarımız. Ya bizi doğruya götürürler ya da yanlışa iterler. Bu nedenlerden dolayı arkadaş seçimi konusunda hassas olmalıyız. Arkadaşlarımızın nasıl olması gerektiği konusunda ya da mevcut arkadaşlarımızın olduğu konusunda ailemizin düşüncesini önemsemeliyiz.

Yaşamamızı bu dönemleri delikanlı çağlarımızdır. Kanımız delicesine akar adeta. Duygularımız da böyledir işte. Yaşadıklarımız ve hissettiklerimiz bizi öfkeden hüzne, hüzünden sevince, coşkuya alır götürür getirir. Bazen öfke tufanına tutulur kabarır duygularımız fırtınalı dalgalar misali vurur bizi kayalara, bazen de hüzün meltemleri gibi bizi salar kumsalların üstüne salınırız miskin miskin ölücesine.

Birçok duyguyu yaşadığımız bu dönemlerde kendimize hakim olmalıyız ve duygularımızdan kaçmamalıyız. Duyguları yaşamak da aynen dışarıdaki olaylar gibi doğaldır ve bazen bizim elimizde olmadan bizi etkilemektedir. Duygularımızdan kaçmak, acıları unutmak ya da keyiflenip coşmak ve eğlenmek için zararlı davranışlarda bulunmak, ailemizi utandıracak durumları yaşamak aslında kötü arkadaşların etkileri ya da şeytanın içimizden dürtmeleri sonucunda gerçekleşir ve bu da önce vicdanımızı rahatsız eder. Eğer yine kendimize ve yaşadıklarımıza umarsız kalırsak bu vicdan rahatsızlığını ve utangaçlığı yok etmek adına yani yine duygularımızı yok etmek adına Allah’tan korkmaz kuldan utanmaz bir hâle gelir duygusuz hissiz bir insan bozması canavara dönüşebiliriz. Bu nedenlerden dolayı zararlı maddeleri kullanmak ve bedenimize zarar veren sakıncalı ve anlamsız davranışlardan hemen uzaklaşmalıyız. Yoksa vicdanımızdan, ailemizden ve toplumdan uzak vahşi bir canavara dönüşebiliriz, Allah korusun.

Teknoloji isteği ve merakı sanıldığı kadar kolay ve basit değildir. Online oyun arkadaşlıkları, sosyal medya profilleri ve paylaşımları ile kendimizi sanal medya ağlarında ifade edebiliriz. Ancak yaşadığımız gerçek hayatta, içinde bulunduğumuz çevrede yetişkin olduğunuz gerçeğinin karşılığını göremediğimiz için sanal alemde bunun keyfini sürüyor olabiliriz. Ancak aslolan gerçek hayatla düzgün bağlar kurmaya çalışmaktır. Yıllar geçip hayata atıldığımızda
her yaptığımıza ‘like’ verecek ya da zorlandığımız durumlarda bize ‘item’ paslayacak insanlar bulamayabiliriz. Bu yüzden ‘sanal yetişkinlik’ virüsüne kapılmaktan kendimizi korumalıyız.

Sosyal medyanın ve internetin zararlarından korunmak için neler yapmalıyız?

Ailemizle selamlaşmalı ve her konuda konuşmalıyız. Hüzünlü coşkulu duygularımızı evde paylaşmalıyız, birlikte vakit geçirmeliyiz.

Evden dışarı çıkınca komşularımızla selamlaşmalı ve hâl hatır sormalıyız.

Akrabalarımızı ve arkadaşlarımızı ziyaret etmeliyiz.

Özel gün toplantılarına ve etkinliklerine katılmalıyız.

Modern dünya ve çağdaş bilim İslâm’ın yetişkin insana bakış açısını esas almalıdır. İslâm fıkhında ergen insan yetişkin insandır. Allah ergen olduğumuzda bizi önemsiyor ve mesul kılıyorsa biz de kulluk vazifelerimizde kusur göstermemeye gayret etmeli ve elimizden geleni yapmalıyız.

Atalarımızın akıllı şahsiyetleri bunu tecrübe edinmişler ve durumu veciz bir ifade ile akıl yaşta değil baştadır diyerek dillendirmişlerdir.

Bizi ergenlik dönemlerimizde yetişkin olarak gören ve kul diye huzuruna davet eden Yaratıcımıza lebbeyk ile yönelirsek yaşantımızın ilerleyen evrelerinde farkedeceğiz ki ne şeytan bize musallat olabilmiş ne de kötü arkadaşımız olmuş. Bireysel olarak kendimize mukayyed olmuş, manen huzur bulmuş, ailemize çocuğumuza faydalı iyi bir anne baba, topluma faydalı iyi bir aile olacağız.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.